
Hayallerin Yaşı Yoktur:
Neşe Erdok Üzerine
Hayatın her bir bölümü kendine özgü ve güzeldir. Gençlik çoğu zaman bir başlangıçlar dönemiyken ilerleyen yaşlar derinliğin, bilgeliğin ve içsel huzurun zamanı olur. Toplumdaki bazı bakış açıları belirli bir yaştan sonra öğrenmeyi, üretmeyi ya da hayal kurmayı anlamsız bulabilir. Oysa hayallerin, üretimin ve öğrenmenin yaşı yoktur. Hatta bazı hayallerin gerçekleşme zamanı, insanın iç huzurunu bulduğu ve dış dünyanın gürültüsünden uzaklaştığı ileri yaşlarda gelir.
İnsan yaşamı boyunca pek çok farklı sorumlulukla başa çıkmayı öğrenir. Eğitim, iş, aile kurma ve ardından çocuk yetiştirme derken insan kendi isteklerini ertelemek zorunda kalabilir. Ancak ilerleyen zamanda bireyler içe dönebilir, hayallerini, yapmak istediklerini hatırlayabilir. Bu noktada hayal kurmak yeniden anlam kazanmış olur. Yeni bir dil öğrenmek, enstrüman çalmayı öğrenmek, resim yazmak ya da bir şiir kaleme almak... Tüm bu girişimler bireylerin yaşam sevincini artırır.
Küçük şeylerin değeri zaman ilerledikçe çok daha iyi anlaşılır. Bir bitkinin büyümesini izlemek, bir şiirin anlamına hakim olmak, çocukların neşesine şahit olmak ya da içten bir kahkahayı fark etmek... Bunlar yaş almanın getirdiği o farkındalıkla daha da çok kıymet kazanır. Bu farkındalık kişilere yaşama karşı derin bir şükran duygusu uyandırır.
Yaşlı bireyler deneyimleriyle gençlere ışık tutar. Onların yaşamdan öğrendikleri sadece sözlerle değil aynı zamanda davranışlarla ve duruşlarla da örnek olur. Bazen bir kitap önerisi, bazen anlatılan eski bir anı biz gençlerin dünyasında yepyeni kapılar aralayabilir. Bu sayede hem hayaller canlanır hem de hayatlar zenginleşir.
Hayallerin gerçekleşmesi için ise belirli bir yaş aralığına ihtiyaç yoktur. Asıl önemli olan içimizde duyduğumuz derinlerden gelen o istektir. Yaşlılık dönemi çoğu insanın çok daha cesaretli olduğu bir dönemdir. Çünkü yaşlı bireyler başkalarının ne düşüneceğini daha az önemser ve kendi sesini çok daha net duyar. Bu da bireyleri özgürleştirir. Yaşamın ilerleyen dönemleri bir bitişin değil yeni başlangıçların zamanıdır. Hayallerinize sıkıca sarılın. "Düşler olmadan hayat, kanatları kırık bir kuş gibidir." (Langston Hughes)